SELÇUK GEÇER EKONOMİNİN TARANTİNO'SU VİDEO: 1184

15 İzlenme
Published
https://www.liberalsosyalist.com
https://twitter.com/memduhtv
https://www.facebook.com/liberalsosyalist
https://www.instagram.com/liberalsosyalist

28.03.2019
SAAT:07.00

GERÇEKLER ACIDIR TABİİ Kİ

Halife, ünlü müneccimlerden birini sarayına çağırıp gelecekle ilgili kendisini bilgilendirmesini istedi.
Müneccim önce el falına baktı Halife’nin…
Sonra cam küreye…
Daha sonra da kahve falına…
Gördükleri dehşet vericiydi ve fakat söylemeliydi…
“Efendimiz” iye başladı söze ve devam etti:
“Siz çok kötü haberlerim var… Ne yazık ki 6 şehzadeniz de ölecek ve siz hepsinin ölümüne şahitlik edeceksiniz…”
Her despot gibi Halife bu kötü haberi veren müneccime çok kızdı çünkü o sadece pembe haberler almaya alıştırılmıştı…
“Tez vurun kellesini” diye emretti…
Sonra bir başka müneccim çağırttı…
Ondan da geleceği okumasını istedi…
O da aynı şekilde baktı ve bir önceki müneccimin gördüklerini gördü ama adamın başına geleni de biliyordu…
Aynı haberi pembeleştirerek, Halife’nin bencilliğini de hesaba katarak şöyle verdi:
“Efendimiz, Allah’ın bütün nimetlerini üzerinizden eksik olmasın… Çok sağlıklısınız ve çok uzun yaşayacaksınız… Evlatlarınızın hiçbiri sizin ölüm acınızı tadamayacaklar”…
Halifenin yüzü güldü ve bir kese altını müneccime uzatarak teşekkür etti…

*

Ben seçimden sonra olacakları dilimin döndüğünce ve kendi usulüme göre anlattım…
24 Ocak 1980, 5 Nisan 1994 ve 4 Nisan 2001 ekonomik istikrar tedbirlerinin uygulanmasına sebep olan IMF programlarından önce ekonominin içinde bulunduğu durumu yaklaşık 6 aydır anlatıyorum…
Benim anlattıklarımın neredeyse bire bir aynısını (24 Ocak 1980’den söz etmedi) sevgili Selçuk Gerçek’ten dinledim.
Tabii ki Selçuk çok daha “gazeteci üslûbu” ile anlattı…
Dinlerken iliklerime kadar dondum…
Çünkü benim 6 aydır dikkat çektiğim tehlikeyi Quentin Tarantino gerçekçiliğinde anlatıyordu Selçuk…
Yanlış mıydı söyledikleri…
Hayır, yanlış değildi…
Benim gördüklerimi söylüyordu o da ama…
Ben sanırım az önce anlattığım kıssadaki ikinci müneccim gibi anlatmayı tercih etmiştim…
Ve ben halen 1 Nisan’dan sonra aklın ve vicdanın galip geleceğini düşünüyorum…
Yani…
Ekonomiyi ve tabii ki reel sektörle bankaları krize sokmadan bir çözüm bulunacağını umut ediyorum…
Erdoğan’ı tanıdığım kadarıyla seçim gecesi kaybetse de kazansa da balkona çıkıp ortamı yumuşatacak…
O da farkındadır veya farkında olmalıdır ki köprüden önce son çıkıştayız…
Şimdilik seçimlerden arzu ettiği veya beklediği sonucu alamayacağının farkında…
Son üç günde daha çok gerecektir ortamı…
Muhalefet ise aynı sükuneti, aynı soğuk kanlılığı mutlaka sürdürmeli…
Hatta son üç gün Erdoğan ve Bahçeli’nin adlarını bile anmadan sadece projelerini, ülkemizin beka sorunu olmadığını, seçimlerden sonra da Erdoğan iktidarının süreceğini anlatmalı…
Milletçe kazasız belasız şu Pazartesi sabahına bir ulaşalım da hele; ondan sonrası göreceksiniz her şey normale dönecek…
Bir süre sıkıntı…
Bir süre daha da artan işsizlik…
Bir süre piyasalarda yaprak kımıldamayacak ama…
Eğer disiplinden kopmazsak, 2019 yılı sonuna doğru umutlarımız yeşillenmeye başlayacak…
Bu arada Erdoğan’a naçizane tavsiyem o ki; milli eğitim ve diyanet konularında daha seküler bir dil kullanması; hiçbir şartta demokratik laik sistemden taviz verilmeyeceği konusunda kendisine oy vermeyen 28 milyon seçmenin korku ve endişelerini gidermesi…
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.